Sensizliğin bir tarifi yok be ömrüm

Aşk, Ozgurce, Sevgi Yorum Ekle »

Sensizliğin bir tarifi yok be ömrüm

Sensizliğin bir tarifi
Yok be ömrüm…
Hasretin hiç bir kelama sığmıyor
Ve acısı sığmıyor bu deli yüreğe
Yazıpta gönderemediğim onlarca mektup
Bu yüzdendir belkide…

Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , ,
Gonderen : admin

Özleminle boğulmak istiyorum

Aşk, Ozgurce Yorum Ekle »

Özleminle boğulmak istiyorum

Simdi öyle umutsuzca yazıyorum sana. Ben sende kaybolmuşum, sen bende.
Belki bu kaybolmuslukta birşekilde duyarsın sesimi diye…
Simdi öyle umutsuzca yazıyorum sana. Ben sende kaybolmuşum, sen bende.
Belki bu kaybolmuşlukta birşekilde duyarsın sesimi diye…

Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , ,
Gonderen : admin

Noktanın Çizgiye Kavuştuğu Yerde

İlişkiler Yorum Ekle »

Noktanın Çizgiye Kavuştuğu Yerde

Noktanın Çizgiye Kavuştuğu Yerde


Küçük bir karınca kalemin kağıt üstüne bir şeyler
yazdığını gördü. Gitti, bu sırrı öbür karıncalara
söyledi. “O kalem kağıda şaşılacak şeyler yazdı. Fesleğen
gibi, gül gibi acayip şeyler yaptı” dedi.
Karıncanın biri dedi ki: “O, sanatı yapan parmaklardır.
Bu kalem iş görmekte esas değil fer’dir.” Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Bu Şehrin sınırları

İlişkiler, Ozgurce Yorum Ekle »

Bu Şehrin Sınırları

Bu Şehrin Sınırları


Artık ”gitmek” üzerine yazabilceğim tek bir ümidim kalmadı hayatımda..
Artık gitmek üzerine yazılabilcek tek bi gerçeğim yok..
Uydurma bir kaç satırım dışında…
Gene aynı bahçede oturup aynı gökyüzünü izleyeceğim..
Aynı o kötü hisle uyanıp aynı şehrin kalabalığına karışacağım.. Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Dosta Mektup

İlişkiler, Sevgi 2 Yorumlar »

Dosta Mektup

Dosta Mektup


Merhaba dostum,
Bugün içimden sana iki satır sevgi yazmak geldi. Çok uzaklarda bir yerde, bir yürek kadar yakın, sıcacık bir merhaba! Son zamanlarda o kadar ihtiyaç duyuyorum ki dost, birkaç paylaşıma ve birkaç güzel söze. Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Dün

Aile, İlişkiler, Ozgurce Yorum Ekle »
Melek

Melek

Dün bir melekle tanıştım. Adı Kayra. Onu artık hiç unutamam.

Dün enteresan bir inşaat mühendisiyle tanıştım. Adını sormadım. Bahçe duvarından, ceviz ağacından bahsederken ünvanını söylemesi yetti de arttı bile. Kıroluk nasıl bu kadar şekil şemal değiştirdi hayret ettim yine.

Dün hamile bir arkadaşıma aşerdiği keki pişirdim. Bahçede ayaklarımızı uzatıp çay keyfi yaparken içimden doğacak bebekle konuştum.

Dün tombul bir kız çocuğunu öpe öpe bitirdim.

Dün rüzgar gibi yaşayan bir arkadaşımla günün ortasında hayata mola verip, ayaklarımızı da kıvırıp altımıza, kahkahalar ata ata Türk kahvesi içtim.

Dün bir de farkettim ki ben günlük diye yazdığım buralarda hiç gidip eskileri okumamışım. Merak edip hiç bakmamışım. Geçmişi hep geride bırakma huyumu seviyorum ama merak ediyorum, niye yazıyorum ki:)

Dün…. çok güzel yaşadım.

Etiketler: , , , , , ,
Gonderen : admin

Yazmak yada…

Yaşam Yorum Ekle »
Yazmak yada...

Yazmak yada...

Gece yazmak güzeldir.
Sessizliğin uğultusuyla baş başa oturup dururken, birden beliren yazma isteğine hiçbir şey engel olamaz gibi gelir. Bir hızla yazmaya başlarsın, kelimeler birbirini kovalar, ellerin geri kalır aklından… Boğulur gibi, kusar gibi yazarsın yoruluncaya kadar. Günün ilk ışıklarıyla karşı tepelerdeki birkaç binanın ışıklarına dalıp gittiğinde, orada kimlerin yaşadığı, niçin bu kadar erkenden güne başladıkları sorularıyla düşünmeye başlamışken, ya da yeni demlemiş oldukları çayın sıcaklığı uzaktan uzağa senin de içine yayılmaya başladığında, o sırada kim bilir kaç uyanma çabasına inat, sen uyumaya yollanırsın…
Uyanıp bir göz attığında yazdıklarına, çoğu zaman içinden bir defa daha okumak bile gelmez. O kadar çok sadece yazılan ana aittirler ki bazen, tekrar okuduğun zaman neredeyse her satır anlamsızlaşmış, kurumuş gibi gelir. Hani yazılıp panoya yapıştırıldıktan sonra unutulmuş, ama bir türlü yerinden sökülmeyip vicdanda yük olmuş hatırlatma notları vardır ya, öyle durur o yazılanlar orada. Kendin bile tekrar okumaya yanaşmadığın bu şeyleri bir yandan da ne silmeye ne de atmaya kıyabilirsin. Belki bir başka gecenin sessizliği içinde, ruhunun onlara denk bir hal almasını bekleyip durarak, birbiri üzerine yığıp durursun yeni satırları yılmadan.

Sonra bir gün, belki aylarca sonra dönüp okuduğunda bu yığını yeniden, biriken onca şeyin arasından parlayan öyle şeyler görürsün ki birden şaşırır, sevinir, sanki yepyeni bir şey bulmuşsun gibi heyecanlanırsın. Bu heyecanla yazmaya başlarsın yeniden, bazen sadece kendi kendine konuşur gibi, bazen karşındakine anlatır gibi, bazen bağırarak şiddetle, yeniden yeniden yazarsın.
Kimsenin okumayacağını düşünsen bile yazmak hep güzeldir, ama hep mutlu bir şey değildir…
Önce kendi ruhunla bir diyalog başlatır bu satırlar; yazdıkça kendini, başkalarını, hayatı, acıları ve sevinçleri, aşkları, yoklukları daha iyi anlarsın. Yazdıkça önce kendine sonra etrafta olup biteni anlamaya daha çok açılır gözün.Zamanla hassas bir kırılganlıkla donanmış bulursun kendini. Görülmeyenleri görmenin, fark edilmeyenleri seçivermenin yükünü taşımaya, dünyaya kırılgan gözlerle bakmaya başlarsın.
Yazmak hafifletmez de bazen. Daha da ağırlaştırır, daha da yoğunlaştırır; en istenmedik hallerle bir arada ruhunu köşeye sıkıştırıverir, kaçamazsın. Yazarak savaşırsın yine kendinle; yazarak meydan okursun seni kuşatan her şeye.
Yazmayı ‘iş’ edinmenin en sıkıcı hallerinden biridir yazmaya mecbur olmak. Herhangi bir şey düşünmeyi dahi istemediğin anlarda bile yazmak zorundasındır bazen. Ne yazacağına karar verinceye kadar kıvranır, karar verip yazdıktan sonra yeterince iyi olmadığı şüphesini uzun süre atamazsın üzerinden. Yazmanın “öylesine” yapılmış otomatik bir eylem halini aldığı düşüncesi daha da ruh karartıcı bir yabancılaşmaya sürükler, mecburiyetler yazmakla arana bir duvar gibi girer. Müzik tam da bu anlarda çözülmenin en iyi yolu olabilir bazen. İyi bir müzik, duyguları hapsolduğu yerlerden çıkarıp ayaklandırır yeniden. Kendinle karşı karşıya kaldığında, sıkıcı kalabalıkta yakın bir tanıdığa rastlamış olmanın rahatlatıcı hissiyle dirilirsin aniden, yeniden yazmaya girişirsin.
Tam da ucunda yürüyedurduğun uçurumundur bazen “yazmak ya da yazmamak…”

Etiketler: , , , , ,
Gonderen : admin

Yazi RSS Yorum RSS Etiketler : chat, sohbet,turkce sohbet,chat odalari,chat sohbet Giriş