Seninle Olmanın En Güzel Yanı

Aşk, Aşk Şiirleri, Sitemli Şiirler 2 Yorumlar »
Seninle Olmanın En Güzel Yanı

Seninle Olmanın En Güzel Yanı

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki…
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…
Can YÜCEL

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Yağmur Damlası

Aşk, Doğa, Sevgi Yorum Ekle »
Yağmur Damlası

Yağmur Damlası

Zamanların birinde küçücük dünyasında yüreğinin kocamanlığıyla başı dertte olan bir yağmur kız varmış… Her zaman mutsuz, her zaman hüzünlüymüş. Büyük yalnızlıklar yaşarmış kalabalıkların içinde… Kendi yalnızlıgında çoğullaşarak… Kimsenin onu anlamadığını düşünürmüş.. Tek çabası hayata bir iz bırakabilmekmiş oysa.. Ama başaramazmış..
Ve yorulur, tükenir, dağılırmış.. Sonra yeniden rüzgar olur eser…

Yağmur olup yağarmış.. Geceye ay… Gündüze güneş…. Bahara çicek olurmuş… Kendi gücünün altında ezilen bir güçsüzlüğü varmış. Kendi ağırlığının altında ezilirmiş.. Taşıyamazmış yükünü.. Birine yaslanma, bir diğerine dayanma ihtiyacı duyarmış.. Ama herkes onun çok güçlü olduğunu düşündüğü için yardıma ihtiyacı olduğu akıllarına bile gelmezmiş.. En sevdiklerinin bile……
Ve o mağrur kız yağmurluğuna, rüzgarlığına söz gelmesin diye başı dik ama içinde darmadağın gülümsermiş… En çok kuşları kıskanırmış.. En çok onları severmiş.. Hayat ona mutluluktan uçma şansını çok gördüğü için belki… Oysa başkaları hiç bir derdinin olmadığını söylerlermiş ona.. Sevgisizliğin bir dert olmadığını düşündükleri için mi?? Ama yağmur kız parayla alınamayacak şeylerin sevdasındaymış.. Aşkla inandığı her değer için soyunabilirmiş tüm varlığından.. Güzel evinden,sıcak yatağından,her rahatlığından vazgeçebilirmiş..
Çünkü aşk her türlü konforu barındırır içinde.. Aşkta denizler beslenir duygulardan…
Kuşlar öter.. Baharlar hüküm sürer.. Rüzgar ılıktır ve yağmur yumuşacık dokunur.. Hırslar yoktur..kavgalar.. didişmeler.. Bitmeyen bir kahkahadır aşk.. Ve dinmeyen bir çığlık… Ama aşk cesaret ister.. Tek korkuya yer yoktur!! Dünyası küçük yüreği kocaman o yağmur kız damlalarını tüketmedi hala… Hala yağıyor.. Ne zamana kadar yağabileceğini bilmeden…..

Yağmur Damlası…

Etiketler: , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Yaz Yağmuru

Doğa, Yaşam Yorum Ekle »
Yaz Yağmuru

Yaz Yağmuru

Bir anda şehrin üzerine yağmaya başlar yaz yağmuru. Kalabalık şehrin gürültüsü, yağmurlu bir şarkıya bırakır yerini. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, tatlı bir kaçışmayı da beraberinde getirir.

Evler, arabalar, caddeler, parklar ve kaldırımdan karşıya geçmeye çalışan küçük kedi… her şey ama herşey ıslanır. Sıcaktan kavrulan ağaçlar, susuz kalan yapraklar ve susuzluktan çatlayan toprak suya kanar.

Yaz yağmurunu pencere kenarından usulca izlerken, tuhaf bir duyguya kaptırıyorsunuz benliğinizi:

“Yağmur nasıl oluyor da hiçbir ayrım yapmaksızın herşeyin üzerine yağabiliyor. Nasıl bu kadar cömert davranabiliyor?” diye soruyorsunuz kendi kendinize.

Hayata “kuru kuruya” bağlı olanlar için önemsenmeyecek bir konu belki ama, hayatın kalp atışlarını yüreğinde hissedenler için hayati bir mevzu.

Keza; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak birbirimizde kusur bulmakta inanılmaz hünerler sergileyip, karşımızdakini kırıp dökmek için fırsat kollarken, yağmurun verdiği bu ders asla görmezlikten gelinemez.

Yağmur; çirkin güzel, küçük büyük, zengin fakir, yaşlı genç, doğulu batılı, siyah beyaz, canlı cansız… hiç ama hiçbir hesap yapmadan kendini herkese sunuyor. Belki bu yüzden seviliyor. Belki de bu yüzden insanlar yağmura “berekettir–rahmettir” diye methiyeler diziyor…

Yaz yağmuru için, yağdığı yerin önemli yoktur. O ayrım yapmaz. Herkesin ve herşeyin üzerine aynı güzellikte, aynı ritimle yağar. Ve bundan dolayı herkes onu sever. Kimsecikler şikayet etmez ondan….

Bu sabah yine yaz yağmuru yağdı şehrin üzerine. Her damla sanki dudağında bir şiir mırıldanır gibiydi. Bir şiir… insanda rahatlık hissi uyandıran… ayrımcılık yapmamayı öğütleyen, küçük görmeyi yasaklayan ve herkese kucak açmayı öğreten bir şiir…

Sizce kaçımız yağmur kadar vefalı, yağmur kadar cömert yaşabiliyor hayatı?

Maalesef dostlar maalesef, acı ama gerçek ki; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak, bir yağmur damlası bile etmiyoruz çoğu kez!

Ve kaybediyoruz, kazanmamız gerekenleri… Bir bir dökülüyoruz bu yolda.

Ve yağmur kazanıyor, kazanmamız gerekenleri…

Bu yüzden hep havada özgürce dans eden o oluyor. Öyle bir dans ki; görenleri kendine hayran bırakıyor. Bizse başımız eğik sadece seyretmekle yetiniyoruz bu güzelliği…

Ne olurdu, bizlerde yağmur kadar tertemiz yaşayabilseydik hayatı. Kirletmeseydik tertemiz duygularımızı. Ne kaybederdik ayıplarımızı birbirimizin yüzüne vurmak yerine, örtmeyi deneseydik. Karşımızdakileri yaralamak ne kazandırdı ki bizlere bugüne dek. Ne geçti ki elimize sanki?

Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik!…

Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik!…

Biz nasıl yaşarsak yaşayalım; yağmur yağmaya devam ediyor şehrin üstüne!!!

Etiketler: , , , ,
Gonderen : admin

Rain…

Ozgurce Yorum Ekle »

Merhaba,benim kim olduğumu merak ediyor musunuz?Ben…Ben bir köpeğim.Bir labrador Kırmasıyım.Size öykümü anlatayım.Bir yaz qünü annem beni doğurdu.Bir kaç ay bana baktı.Sonra da çekip gitti.Çok üzülmüştüm.Sessizce ağlamaya başladım.Fakat ağlamak beni kurtarmadı.Kısa süre sonra kendi başımın çağresine bakmayı öğrendim.Artık kimseden korkmuyordum.Kırma bir köpek bile olsam,gururluydum.Mahallemizdeki hiçbir köpek bana karşı çıkamıyordu.Fakat sokağımızın sağ tarafında oturan bir kadının,2 yaşlarında bir rottweileri vardı.O köpekten çok korkuyorum.Beni her qördüğünde hırlıyor.Bana saldıracağı sırada kadın köpeğinin boynundaki tasmayı çekiştiriyordu.Nihayet bir qün kadın uzun bir seyahate çıktı.Bir daha da qeri dönmedi.Köpeğini ve evini terketmişti.Herkes köpeğe çok acıyordu.Mahalleden köpeği almaya çalışanlar da yok değildi.Fakat başaramadılar.1-2 ay boyunca köpeğe insanlar su ve yiyecek verdiler.Daha sonra köpeğin sahibinin qeri dönmeyeceğini anladılar.Köpeği yakınlardaki barınğa verdiler.Ben barınağın nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyordum.Oraya hiç qitmemiştim.Ancak qitmek de istemiyordum.İstemememe rağmen merakım artıyordu.Bir qün barınağın kapısından içeri qirmeye karar verdim.Barınağın önüne qeldiğimde bir adam ile karşılaştım.Adam acı acı qüldü.Sonra da üzerime bir ağ atıp beni yakaladı.Oraya buraya kaçışıyordum.Fakat havlamama,hırlamama,kaçmama rağmen kurtulamadım.Beni de diğer köpeklerin yanına qötürdüler.Önce bir kadın beni masa qibi bir şeyin üzerinde koydu.Yaralarıma bakmaya başladı.Ayağımdaki yaranın üzerine beyaz bir bez bağladı.Sonra da beni küçük bir yere koydu.Odaya benziyordu.Fakat çok küçük bir oda…Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.Önümde cam vardı.Dışarıdakileri görebiliyordum.Bazen köpekler geçiyordu.Havlıyorlardı,hırlıyorlardı.Bana ne olacağını hiç bilmiyordum.Ancak tek bildiğim,burasının bir barınak olduğuydu.Yıllardır merak ettiğim yerdeydim…Ama benim istediğim şey bu değildi.Ben,ben sadece içerde ne olduğunu merak ettiğimden dolayı kapıya geldim.Buraya gelmek istemiyordum.Fakat o acımasız adam beni alıp buraya getirdi.Çok şaşırmıştım.Ne yaptıysam kurtulamadım bu yerden.Şimdi ise küçük bir yerde oturuyorum.Burdaki insanlar bana çok iyi davranıyor.Bana yemek ve su veriyorlar.Beni temizliyorlar.Yaralarımı da iyileştirdiler.Doğruyu söylemek gerekirse,burdaki hayatım eski sokaktaki hayatımdan kat kat daha iyi.Sokakta yaşarken yemek bulmakta zorlanıyordum.Çok pistim.Gövdemin belirli kısımlarında beni kaşındıran şeyler vardı.Yaralarım canımı yakıyordu.Ancak buraya qeldim.Her şey değişti.Tek bir sorunum var.Ben bazen burdan giden kedi ve köpekler görüyorum.Onları insanlar alıp evlerine götürüyorlar.Acaba beni de bir gün bir insan alıp götürecek mi?Bu soru her qün kafama takılıyordu.Bunun qibi bir qünde bir kadın ve çocuk barınağın kapısından içeri qirdi.”Bir köpek istiyoruz” dediler.Adam hepimizi kadına ve çocuğa qösterdi.Küçük kız çocuğu bağırdı.”Şurdaki beyaz köpeği istiyorum anne!” dedi.Adam beni dışarı çıkardı.Daha sonra kadın ile çocuk beni inceledikten sonra “Bu köpeği almak istiyoruz.” dediler.Adam da tasmamın ipinin ucunu kadının eline verdi.Çok korktum.Burdan qideceğimi anlamıştım.Ancak onlar bana ne yapacaktı? Bunu bilmiyordum.Kadın beni bir arabaya bindirdi.Daha sonra da büyük bahçesi olan bir evin önünde durdu.Beni dışarı çıkardı.Bahçenin ortasına qeldik.Bana “Burası artık senin yeni evin.” dedi.Az da olsa kadın ile çocuğa qüveniyordum.Gün geçtikçe buraya alıştım.Bana “Rain” diye sesleniyorlardı.Bu sözcüğü duyar duymaz beni çağırdıklarını anlıyordum.Artık çok mutluydum.Beni seven bir ailem vardı.Bana çok iyi bakıyorlardı.Benim için bahçenin köşesine küçük bir kulübe bile yaptırmışlardı.Özel qünlerde beni içeri alıyorlardı.Çok mutluydum,hem de çok…Ancak bir qün kadın ile çocuk beni aldıkları barınağa qeri qittiler.Döndüklerinde küçük bir köpeği de beraberlerinde qetirmişlerdi.Köpek bir sibirya kurduydu.Fakat benden çok küçüktü.Benimle oyun oynamaya çalışıyordu.Ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum.Küçük kız da kadın da artık hep onunla ilgileniyorlardı.Beni sevmediklerini düşünmeye başlamıştım.1-2 ay benimle hiç oyun oynamadılar.Benim yüzüme bile bakmadılar.Çok üzülmüştüm.Bir an barınak aklıma qeldi.Birsürü köpek ve kedi qibi hayvanlar vardı.Özlemiştim orayı.Küçük husky’ye “Ice” diye sesleniyorlardı.Nihayet aile para sorunu ile karşılaştı.Ya beni ya da Ice satmaya karar verdiler.Ben qitmeyi hiç istemiyordum.Ama onun da qitmek istemediğini biliyordum.Eğer beni satarlarsa evi koruyacak hiç kimse olmayacaktı.Çünkü çocuğun babası ölmüştü.Beni de zaten evi koruyayım diye almışlardı.Bunu bildiklerinden Ice’ı sattılar.Buna sevinmiştim.Çünkü çocuk ve kadın artık hep benimle ilgilenmeye başladılar.Tıpkı eskisi qibiydi.Her şey tamdı.Eksik olan bir şey yoktu.Küçük kız her sabah uyanır uyanmaz yanıma qeliyordu.Benimle oyunlar oynuyordu.Kahvaltı vakti de eve qidiyordu…İşte benim istediğim hayat buydu.Özlemiştim bu hayatı.Ice yoktu artık onlar için,ben vardım.Daha doğrusu tekrar ben vardım.Bundan sonra asla onların hayatından çıkmaya niyetim yoktu.Ancak,bir qün yeni bir eve taşınmaya karar verdiler.Para biriktirmeye başladılar.Nihayet uyqun,qüzel bir ev buldular.Taşınmadan önceki evleri kiraydı.Zaten bu nedenle taşınıyorlardı.Bir ev satın aldılar.Ancak bu evin bahçesi eski evin bahçesinden çok daha küçüktü.Eve yerleştikten sonra bahçee daha qüzel bir kulübe yaptırdılar.Bu evde yepyeni bir sayfa açacaklarını umut ediyorlardı.Küçük kız 1-2 hafta bu eve alışamadı.Ancak o da daha sonra bu evde mutlu olacaklarına inandı.Fakat yeni komşularımızın da bir köpeği yok değildi.Köpek bir İngiliz Cocker Spaniel’di.Sahipleri ona “Cookie” diye sesleniyorlardı.Bir qün sahiplerim yeni komşularını ziyaret etmek için hazırlandılar.Beni de yanlarında qötürdüler.Cookie ile iyi arkadaş olduk.Bana karşı tek bir saldırqanlık belirtisi qöstermiyordu.Tam tersi benimle oyun oynamak istiyordu.Beraber oyunlar oynadık.Bir kaç saat sonra sahibim “Rain,hadi qidiyoruz.” dediğinde Cookie’yi de bırakıp onların yanına koştum.Artık hem yeni bir arkadaşım,hem de yepyeni bir evim olmuştu.Çok mutluydum.Düşünemeyeceğiniz kadar ÇOK…Ancak korkularım devam ediyordu…En büyük korkum ise,bir gün yanlız kalacağım.Hiç kimse olmayacak yanımda.Hem de hiç kimse…(!)Bu korkuyla birlikte yaşıyorum…Asla yanımdan ayrılmıyor.Sanki gövdemin bir parçası qibi.Her an benimle…Ama bu aile sayesinde bu korkuyu da alt edeceğimi umuyorum.Ben bunları düşünürken,minik kız yanıma qeldi.Baktı bana.Daha sonra eve qitti.Bir tarakla tekrar qeldi.Tüylerimi taramaya başladı.Acıtmadan,incitmeden,özenle taramaya çalışıyordu.Daha sonra,taramayı bıraktı.Yine qitti.Yine qeldi.Bu sefer elinde bir tarak yoktu.Hortum vardı.Suyu açtı.Üzerime doğru püskürttü.Bu beni çok rahatlatmıştı.Kaşıntım qitmişti.Temizlenmiştim,temizleniyordum.Daha sonra annesi qeldi.Kızın elinden hortumu aldı.Bu sefer o suyu üzerime püskürtüyordu.Nihayet bunu yapmayı kestiler.Silkelendim.Beni 3 qünde bir aynı bu şekilde temizliyorlardı.Tekrar,tekrar,tekrar söylüyorum.Çok MUTLUYUM! 5 yıldır bulamadığım mutluluğu burada buldum!..Hiçbir qüç beni bu aileden ayıramaz artık!Çok şey yaşadım bu 5 yılda.En sonunda kendimi kendi evimde hissettiğim bu insanlarla tanıştım.

 

Artık o dünyanın en mesut köpeğiydi.Kırma bile olsa,kendisini çok seven bir aile bulmayı başarmıştı. (:

Etiketler: , , , , , ,
Gonderen : Atlas Caldwell

Yazi RSS Yorum RSS Etiketler : chat, sohbet,turkce sohbet,chat odalari,chat sohbet Giriş