Windows XPye Yasak Geldi

Bilgisayar, Haberler, Teknoloji Yorum Ekle »


Windows XP için şaşırtıcı bir yasak kararı geldi. Büyük yasağın nedeni ise gerçekten “çok küçük”…

Bir font yüzünden çıkan sorun nedeniyle Windows XP işletim sistemi artık Çin’de satılamayacak! Microsoft’un Windows 95, 98, 2000 ve XP işletim sistemlerinde kullanılan Çince bir fontun kullanım haklarının Çinli bir firmada olduğuna karar veren mahkeme, Windows XP’nin ülke sınırlarında satışını yasakladı! Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , ,
Gonderen : Ziyaretci

Erotik Siteler Artık Yasak

Dünya, Yaşam Yorum Ekle »

Çin Basın Yayın İdaresi, internette bulunan tüm müstehcen içerikli yayınları yasakladığını ve erişimi kestiğini duyurdu.

Şinhua ajansının haberinde, 30 bin link ve 4 bin internet sayfasının Ocak ayından beri 50 uzman tarafından incelendiği ve uygunsuz bulunarak yayının kesildiği bildirildi.

Kapatılan siteler arasında, pornografik içerik dahil olmak üzere, şiddete yöneltici sitelerin ve genel ahlaka aykırı ilişkilerin yazıldığı ve yayımlandığı internet blogları da bulunuyor. Yazinin Devami icin Tiklayin… »

Etiketler: , , , , , , ,
Gonderen : Ziyaretci

KAMKAT (Süs Mandalinası)

Doğa, Sağlık Yorum Ekle »

Kamkat

Kamkat


KAMKAT (Süs Mandalinası)
Kamkat Çincede altın portakal manasına gelir “gold orange”.
Dünyada kabuğu ile beraber yenilen tek narenciye çeşididir. Anavatanının Çin olduğuna inanılır. Batı dünyası ile tanışması 19.yüzyıl ortalarında olmuştur.
Dünya da, Çin, Japonya, Amerika, Porto Riko, Guatemala, Kolombiya, Brezilya ve Güney Hindistan da yetişir.
Türkiye de ise, Rize’ye 50-60 yıl önce Batum’dan gelmiş olan kamkat uzun zaman nasıl değerlendirileceği bilinemeden kalmıştır.
Biz onu önce süs mandalinası diye bildik. Sonra adının King Kong olduğu söylendi. Onu bahçedeki mandalinaların bir türü sandık, oysa yalnızca narenciyenin yakın akrabasıymış. Zaten her yıl bizi kandırmasından da belli. Her yıl, tamam artık, bu yıl meyve vermeyecek, hala çiçek açmadı diyoruz. Sonra Temmuz sonu – Ağustos başı ilk goncalar patlıyor. Meyvesi de bütün yıl üstünde kalabiliyor. Görünüşü pek süslü olduğundan meyvelerinin yalnızca fazlasını alıyoruz. Bitkiyi fazla yormamak için. Topladığımız meyveleri votkayla dolu bir şişeye atıp bozdolabına koyuyoruz. Güzel oluyor.
Süs bitkisi diye onu saksıda büyütüyoruz. Her yıl kök bakımı yapıp yeni toprakla karışık keçi gübresi koyarak tekrar aynı saksıya yerleştiriyoruz. Biraz bonsai muamelesi görüyor. Taze sürgünlerde Narenciye ile aynı yaprak kıvrılmasına (güve) maruz kalmakla birlikte biraz daha dirençli. Ama bu, hep el altında durmasından kaynaklanıyor da olabilir.

Kullanımı
* Kamkat genelde taze meyve olarak kabuğu ile birlikte yenilir.
* C vitamini bakımından zengin olan kamkat, kabuğu ile beraber yenildiğinde gribal enfeksiyonları önlemede önemli rol oynamaktadır.
* Reçel ve marmelatı yapılır.
* Çok değişik bir aroması vardır.
* Meyve suyu ve sos olarak kullanılır.
* Dünya’nın en pahalı restaurantlarında tatlı ve salatalarda en gözde yeri alır.
* Alkollü içki masalarının bulunmaz çok değerli mezesidir.

Bitki üzerinde bir yıl meyve
-Kamkat, üç yaprak anaç üzerine göz aşısı yapılarak üretilir.
-Erkek ve dişi organları aynı çiçek üzerinde olduğundan tek bir kamkat bitkisi her yerde çiçeğe ve meyveye yatabilmektedir.
-Meyveler iri zeytin büyüklüğünde olup Nisan-Mayıs aylarında yeme olgunluğuna erişmektedir.
-Meyve koparılmazsa bir yıl bitki üzerinde kalabilmekte, aynı lezzetle yenebilmektedir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

İstanbul dünyanın en pahalı 53. şehri

Dünya, Haberler Yorum Ekle »

İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanlığı Firması Mercer`in `2009 Yaşam Maliyeti Araştırması`na` göre dünyanın en pahalı şehri Tokyo oldu. Onu yine bir Japon şehri olan Osaka izledi. Araştırmaya göre 3 yıl üst üste pahalılık şampiyonu olan Moskova bu yıl 3`üncü sırada yer alırken, geçen yıl pahalılıkta 23`üncü sırada yer alan İstanbul, bu yıl 53`incü sıraya geriledi. Böylece İstanbul, yaşam maliyeti açısından geçen yıla göre daha ucuz bir şehir olarak listede yerini aldı.

Tüm dünyada 40`tan fazla ülkede 25 binin üzerinde müşterisine hizmet veren insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer`ın her yıl gerçekleştirdiği en önemli araştırmalarından biri olan Yaşam Maliyeti Araştırması 2009 sonuçlandı. Araştırma; altı kıtada 143 şehri kapsıyor ve her bir şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giysi, ev eşyaları ve eğlence dahil olmak üzere 200`den fazla kalemin karşılaştırmalı maliyetlerini ölçüyor. Araştırmaya göre üç yıl üst üste `pahalılık şampiyonu` olan Moskova, bu yıl tahtını Tokyo`ya bırakırken, hemen arkasından yine bir Japon şehri olan Osaka ikinci sıraya yerleşti. Geçen yıl pahalılıkta 23`üncü sırada yer alan İstanbul ise bu yıl 53`üncü sıraya gerileyerek, yaşam maliyeti açısından geçen yıla göre daha `ucuz` bir şehir olarak listedeki yerini aldı. Küresel ekonomik kriz sürecinde ABD dolarında yaşanan dalgalı seyir, Mercer`ın her yıl yaptığı araştırmada ülke sıralamalarının bu kez ciddi biçimde yer değiştirmesi sonucunu doğurdu. Geçtiğimiz yıla göre Cenevre`nin 4 basamak çıkarak pahalılıkta 4`üncülüğe yükseldiği listede, beşinci sıradaki şehir geçen yılın 6`ıncısı Hong Kong oldu. Yaşam maliyeti en düşük şehir ise Johannesburg oldu.

-KÜRESEL KRİZ LİSTEYİ ALT ÜST ETTİ-

Mercer`in araştırmasına göre küresel kriz ve ABD dolarındaki dalgalanma sıralamayı alt üst etti. 100 puana sahip referans şehir New York`un baz alındığı ve döviz hareketlerinin ABD dolarına kıyaslanmasıyla sıralamanın yapıldığı Mercer Araştırması`nda, bu sene Tokyo index puanında 143.7 ile birinci oldu ve bu skorla listede sonuncu olan Johannesburg`dan 3 kat daha pahalı bir şehir olarak dikkat çekti. Bu seneki araştırmada, sıralamalarda büyük farklılıkların görülmesinin sebebi ise dövizdeki iniş ve çıkışlar olarak açıklanıyor. Özellikle İngiliz sterlini ve euro`nun ABD Doları karşısında değer yitirmesiyle, Avrupa`da birçok şehir bir önceki yıla göre listede farklı noktalarda yer aldı.Birçok Avrupa ülkesi sıralamalarda aşağıya inerken; Amerika, Çin ve Orta Doğu`daki ülkelerde ise yukarıya doğru bir sıçrayış söz konusu.

-AVRUPA`DAN İLK 10`A DÖRT ŞEHİR GİRDİ-

Rus rublesinin Amerikan doları karşısında kan kaybetmesi nedeniyle Moskova index puanı sert bir düşüş sergilese de, bu yılki araştırma sonuçlarına göre Moskova halen `Avrupa`nın en pahalı şehri` konumunda. Araştırmanın ortaya koyduğu önemli tespitlerden biri de, son yıllarda Moskova`da tavan yapmış olan emlak fiyatlarının 2008`in ilk yarısına kıyasla düşüş göstermiş olması. Cenevre`nin dördüncü, Zurih`in altıncı, Kopenhag`ın yedinci sıradan listeye girdiği araştırmada, Milano 11`inci, Paris ise en pahalı 13. şehir oldu.

-DÜNYANIN EN PAHALI ŞEHRİ TOKYO OLDU-

Geçen seneye göre bir basamak yükselen Tokyo, Asya kıtasının ve dünyanın en pahalı şehri ünvanını aldı. Japon yeninin dolar karşısında değer kazanması, diğer bir Japon şehri olan Osaka`nın da 11`incilikten 2`inci sıraya yükselmesi sonucunu getirdi. Listede Hong Kong 5`inci, Singapur ise 10`uncu oldu. Hint Rupesi`nin, dolar karşısında gözle görülür bir değer kaybı yaşamasından dolayı Hint şehirleri sıralamada aşağılara indi. New Delhi 55`incilikten 65`inciliğe, Mumbai ise 48`incilikten, 68`inciliğe geriledi. Çin şehirlerinde ise tam tersi bir eğilim görüldü, Çin para biriminin diğer dövizlere göre değerini koruması, Beijing`i ilk 9`unculuğa taşıdı.

-ORTA DOĞU PAHALANDI-

Avrupa şehirleri yaşam maliyetinde düşüş yaşarken, Orta Doğu şehirlerinde ise tam tersine bir hareket görüldü. Dubai ve Abu Dhabi sıralamada belirgin bir yükseliş göstererek, sırasıyla 52`den 20`ye ve 65`den 26`ıncı sıraya sıçradı. Orta Doğu`daki en pahalı şehir olmaya devam eden Tel Aviv bu bölgede düşüş yaşayan tek şehir oldu ve geçen seneye göre 14`üncü sıradan 17`inci sıraya geriledi.

-NEW YORK İLK 10`DA-

Doların diğer paralar karşısında değer kazanması sonrasında, Amerikan şehirleri sıralamada yukarılara taşındı. New York, Amerika`daki en pahalı şehir unvanını korurken, dünyada ilk 10`a girdi ve 22`incilikten, 8`inciliğe yükseldi. Los Angeles 23`üncü, Washington ise 66`ıncı sırayı aldı. Toronto 85, Montreal 103 ve Ottowa 121`inci sıraya geriledi. Güney Amerika`dan en yüksek sıralamayı alan şehir ise Caracas oldu. 2008`e göre 74 basamak sıçrayan Caracas 15`inci sıraya yükseldi. Güney Afrika para biriminin dolar karşısında hızla değer kaybetmesi sonucu Johannesburg bu yılki listede `yaşam maliyeti en düşük şehir` unvanını aldı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Aldığınız her 10 ilaçtan 1`i sahte olabilir

Haberler Yorum Ekle »

 

 

 

 

 

2010`da küresel sahte ilaç ticaretinin 75 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ölüme kadar götürebilen sahte ilaçlar, daha çok internet üzerinden ve seyyar satıcılar aracılığıyla satılıyor.

Orijinaliyle aynı ambalajda hazırlanan sahte ve taklit ilaçlar, eczane raflarına bile girebiliyor. Geçen yıl Nijerya`da sahte öksürük şurubundan 84 çocuk, ABD`de de 62 kişi hayatını kaybetmişti.

Hızla artan sahtecilik sorunu, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği(AİFD)`nin dün düzenlediği toplantıda masaya yatırıldı. Derneğin Genel Sekreteri ve Yürütme Kurulu Başkanı Alp Sevindik, sahte ilaçların sağlık için çok büyük bir tehdit haline geldiğini aktardı. Bunların büyük bölümünün zararlı maddeler içerdiğini dile getiren Sevindik, `Hasta tedavi olduğunu zannederken çok daha büyük zararlara uğruyor.` dedi. Sevindik, bu sebeple eczane dışındaki yerlerden kesinlikle ilaç alınmaması gerektiğini bildirdi.

Amerikalı sahte ilaç uzmanları Roger Bate ve Julian Haris ise sorunun küresel boyutları hakkında bilgi verdi. Buna göre dünya genelinde sahte ilaçlar, toplam pazarın yüzde 10`una ulaştı. Polisiye operasyonlarda ele geçirilen sahte ilaç miktarı bir yılda yüzde 24 arttı. Tahminlere göre 2010`da sahte ilaç ticareti 75 milyar dolara çıkacak. Bu rakam 2005`te 7,5 milyar dolardı. Dünyada sahte ve taklit ilaçların pazar payı Afrika ülkelerinde yüzde 30-35, Hindistan`da yüzde 25, Rusya`da yüzde 10, Çin`de yüzde 8, Amerika ve Avrupa ülkelerinde ise yüzde 1-2`ler düzeyinde. Türkiye`de ise net veri yok. Sahte ve taklit ilaçların büyük bölümü Çin ve Hindistan`da üretiliyor. Bunların bir bölümü Türkiye kanalı ile Avrupa`ya sokuluyor. Bu alanda araştırmalar yapan Esfor Güvenlik Danışmanlık`ın genel müdürü Cengiz Gümüştüs`ün verdiği bilgiye göre 2008`de Türkiye`de 68 kişi ilaç sahteciliği iddiasıyla tutuklandı. Polisin yaptığı operasyonlarda 2006`dan beri toplam 212 milyon TL değerinde sahte ilaç yakalandı.

Türkiye`de ilaç dağıtım kanalının genel itibarıyla güvenli olduğunu ifade eden Gümüştüs, `Ancak internetten ve seyyar tezgahlardan satışta ciddi sorunlar var. Eczanelere satış yapan `çantacılarda` da sahte ilaca rastlanabiliyor.` diye konuştu. AİFD Sahte İlaçla Mücadele Komisyonu Başkanı Ahmet Kavuşturan ise Sağlık Bakanlığı`nın dün uygulamaya başladığı `İlaç Takip Sistemi`nin sahte ve taklit ilaç sorununu büyük ölçüde bitireceğini anlattı. Sistemde, her kutu ilaca üretim aşamasında bir kimlik numarası veriliyor ve takibi bu numara ile yapılıyor.

`Sahte hapı yutmamak` için bunlara dikkat edin!

İNTERNETTEN ve seyyardan ilaç almayın.

İLAÇLARINIZI mutlaka eczanelerden temin edin, kutusunu da inceleyin.

ŞÜPHELENDİĞİNİZ ilaçları üretici firmaya ve Sağlık Bakanlığı`na ihbar edin.

KUTUSUNDA silinti ya da kazıntı olan ilaçları kesinlikle kullanmayın

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,
Gonderen : admin

Irak’ta Çin’in Yerine Türkiye

Haberler Yorum Ekle »

ABD’nin müdahalesinin ardından dünyaya kapılarını açan ve ürün talebinin hızla arttığı Irak pazarında önemli paya sahip Çin’in yerini Türk ürünlerinin almaya başladığı bildirildi.

Irak’ın kuzeyindeki Erbil kenti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Halil Al Hayat, Irak’ın 2003 yılından sonra ayaklarının üstünde durmaya başladığını, kapıların açılması ve halkın ambargolu yılları geride bırakmasıyla gelişen dünyada her türlü ürüne karşı büyük talebin olduğunu vurguladı.

Irak’ta yerli üretimin yok denecek seviyede olması nedeniyle her alanda ithalata ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Al Hayat, ”Savaşın dinmesinin ardından artan ithalatımıza ilk ve en büyük cevap Çin’den geldi. 2003 yılında dünyaya gözlerini açmaya başlayan Irak’ta, ambargonun kalkması, kapıların açılmasıyla Çin önemli bir yere sahip oldu” dedi.

Al Hayat, Türkiye’nin daha güvenli bir ortamı bekledikten sonra Irak pazarına girdiğini ve şimdiden iyi bir noktaya ulaştığını vurguladı.

Türkiye’nin deneyim ve kalitesine her zaman ihtiyaçları olduğunu ifade eden Al Hayat, ”Çin’den gelen ürünler Irak’ın her yerinde kendini gösterirken, bugün gelinen noktada Türk ürünlerinin kalitesinin farkına varıldı. Irak’ın nakit sıkıntısı yok, ucuz mallar yerine, kaliteli ürünler daha çok tercih edilmeye başlandı. Bu açıdan Türkiye gelişen talebimize en iyi cevabı veren ülke oldu. Geçmiş yıllardan da büyük diyaloğumuz olan Türkiye’nin ambargo yıllarındaki yardımlarını da unutmuyoruz. Irak halkı gerek kişisel ihtiyaçlarının giderilmesinde, gerekse ticari çalışmalarda Türk işadamını tercih etmeye başladı. Artık, pazarda daha fazla Türk ürünleri görebiliyoruz”dedi.

Etiketler: , , , , ,
Gonderen : admin

Yazi RSS Yorum RSS Etiketler : chat, sohbet,turkce sohbet,chat odalari,chat sohbet Giriş